cinsel-organn-kesip.jpg

Cinsel organını kesip…

 İzmir’de 2008’de işlediği gasp ve yaralama suçundan cezaevine giren Nihat Yılmaz, İzmir’den sonra Manisa ve daha sonra Edirne’ye nakledildi. En son 3 ay önce Tekirdağ T Tipi Kapalı Cezaevine getirilen Yılmaz, iki kişilik odaya konuldu. Burada tek kaldığı süre içerisinde annesine mektuplar yazarak psikolojinin bozuk olduğunu anlatan Nihat Yılmaz’ın yanına 3 gün önce cinayet iddiasıyla tutuklanan Ali K. konuldu.

Dün gece bilinmeyen bir nedenle Ali K., traş bıçağından yapılma kesici aletle hücre arkadaşı Nihat Yılmaz’ı uykusunda boğazını, cinsel organını ve vücudunun çeşitli yerlerini keserek öldürdü. Saat 03.00 sıralarında kontrole çıkan infaz koruma memurları tarafından fark edilen olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Cinayet zanlısı Ali K., iki kişilik odadan çıkarılırken, Nihat Yılmaz’ın cesedi yapılan incelemesinin ardından otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

ACI HABERİ BAYRAM SABAHI ALDILAR

Cezaevi yönetimi Nihat Yılmaz’ın öldüğünü İzmir’de yaşayan ailesine telefonla bildirdi. Bayram sabahı oğullarının cezaevinde öldürüldüğünü öğrenen anne Adile Yılmaz ile baba Şehabettin Yılmaz, hemen Tekirdağ’a geldi. Olayla ilgili bilgi alan baba Yılmaz, acı haberle Ramazan Bayramı sabahında yıkıldıklarını ifade ederek şunları söyledi: “Cezaevi savcısıyla görüştük. Savcıya da anlattım. Oğlumu öldürdüler ya da öldürttüler. Oğlum bu cezaevine geleli 3 ay oldu. Bize sürekli mektup yazıp durumunun kötü olduğunu söylüyordu. Biz de oğlumun bu şikayetleri üzerine savcılığa müracaat edip yerinin değiştirilmesini talep ettik. Ama maalesef oğlumu kurtaramadık. Yetkililer bize oğlumun hücre arkadaşı tarafından sahurda kesici bir aletle öldürüldüğünü söylediler. Ama ben bunun peşini bırakmayacağım. Oğlum daha önce İzmir, Manisa ve Edirne cezaevlerinde yattı. Hiç böyle şikayetleri olmuyordu. Ancak Tekirdağ’daki bu cezaevine geldikten sonra sürekli ‘beni kurtarın’ diye mektupların da ve telefon görüşmelerimizde bize söylüyordu. Oğlumun cesedini almak için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gideceğim. Allah bunu bize yapanları cezalandırsın”

20 GÜN ÖNCE ANNESİNE MEKTUP YAZMIŞ

Gasp suçundan hükümlü olan Nihat Yılmaz, cezaevinden annesi Adile Yılmaz’a yazdığı mektuplarda infaz koruma memurlarının kendisine işkence yaptığını öne sürdü. Yılmaz mektuplarında “Anne Burada beni kimsenin yanına vermiyorlar, tek başıma bir odada tutuluyorum, esir muamelesi yapıyorlar. Müdüründen başgardiyanına kadar söylüyorum yok, camları kırdım, bileklerimi kestim. Bayan başmemuru şikayet edin. Telefonda olayın detaylarını anlatacağım. Bana intihar et, daha derin kes diye teklifte bulundu o ve bir revir personeli. 03.07.2014 saat: 12:00-13:00 arası savcıya söyleyin sohbet odaları kamera kayıtlarını istesin ve suç duyurusunda bulunun. Oğlumuza esir muamelesi yapıyorlar ırkçılık yapılıyor bir oda da tek başına tutuluyorum. 4 gündür açlık grevindeyim. Bana burada kendimi öldürmemi teklif ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Diğer mektubunda ise “Anne burada insana köle gibi görenler var. Sabahın 8’inde robocoplar odamı basıyor, Bunları tek tek dilekçede belirtin. Özellikle anlatın savcıya oğlumun dilekçelerini göz önüne almıyorlar deyin, Ş uan bunalttılar beni. Ben burada iyi değilim psikolojimi bozdular” yazdığı görüldü.

SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Odada yaşanan cinayetin ardından olayla ilgili Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Hücre arkadaşı ve katil zanlısı Ali K.’nın ifadesi alınırken, Yılmaz’ın cesedi ise İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

ARKADAŞINI ÖLDÜRMEKLE SUÇLANIYOR

Aynı odada kaldığı Nihat Yılmaz’ı öldürmekle suçlanan Ali K.’nın 2006 yılında arkadaşı olan Murat Koncagül’ü öldürdüğü iddiasıyla 2011 yılında tutuklandığı ortaya çıktı. Üç yıldır tutuklu olan Ali K.’nın içki masasında tartıştığı arkadaşını öldürdüğünü itiraf etmesine rağmen şu ana kadar cesedi hiçbir yerde bulunamadı. Soruşturma sürüyor.

 

atebocei-yalcn-youn-bakmdan-ckt.jpg

Ateşböceği Yalçın yoğun bakımdan çıktı

Datça İlçesi, Aktur Sitesi’ndeki yazlığında bir ay önce fenalaşan ’Ateşböceği Yalçın’ olarak tanınan komedyen Yalçın Otağı’ya Marmaris Özel Yücelen Hastanesi’nde karaciğer kanseri teşhisi konulup, tedavisine başlandı. 13 günlük tedavisinin ardından evine gönderilen Otağı, durumunun ağırlaşması üzerine 8 gün önce yine aynı hastanenin yoğun bakım ünitesine yatırıldı. 40 yıllık hayat arkadaşı Lale Belkıs’ın başından ayrılmadığı usta komedyen, bu sabah durumun iyiye gitmesi üzerine yoğun bakım ünitesinden çıkartıldı. Usta komedyenin sağlık durumu hakkında bilgi veren Özel Yücelen Hastanesi Başhekimi Dahiliye Uzmanı Dr. Tolga Çakmak, “Hastamız karaciğer kanserinin son evresinde bulunuyor. Bu klinik olarak yoğun bir süreç. Hastamız hastanemize geldiğinde bilinci genç kızlarla sohbet sitesi bulanıktı. Hastalığa bağlı vücunun iyon dengesi de dengesizdi. Bu nedenle kendisini yoğun bakımda müşahade altına aldık. Tedavi sürecinde yine hastalığa bağlı olarak karın bölgesinde biriken asit ve diğer sıvılar tahliye edildi. Şu an için durumu daha stabil durumda bu nedenle bu sabah itibariyle yoğun bakımdan çıkartıldı. Kendisinin durumunu stabil olarak tutarak rahatlatıp taburcu etmek için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

hsanoluna-surpriz-ziyaretciler.jpg

İhsanoğlu’na sürpriz ziyaretçiler

İhsanoğlu’nun yaşadığı sitenin önünden geçen 3 kadın turist, gazetecileri ve korumaları görünce kimi beklediklerini sordular. Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu’nun sitede yaşadığını öğrenen turistler, kendisiyle tanışmak istediler.  O sırada kapıda bekleyen oğlu Orhan İhsanoğlu, kadınlarla görüştü. Orhan İhsanoğlu’nun haber vermesi üzerine dışarı çıkan İhsanoğlu, turistlerle görüşüp, fotoğraf çektirdi. İhsanoğlu’yla bir süre sohbet eden turistler daha sonra ayrıldı. Bir kadın turist “İhsanoğlu ile ne konuştunuz” sorusuna “Kendisi çok iyi ve nazik biriydi” yanıtını verdi.

ceceinize-ilac-veya-uyuturucu-atlp-atlmadn-orenmek-ister-misiniz.jpg

İçeceğinize ilaç veya uyuşturucu atılıp atılmadığını öğrenmek ister misiniz?

Kitle fonlama projesi Indiegogo tarafından desteklenen yeni bir icat, içeceğinize ilaç veya uyuşturucu madde atılıp atılmadığını tespit ediyor. Pd.id yabancı bir madde tespit ederse kırmızı ışık yanacak.

Kitle fonlama projesi Indiegogo tarafından desteklenen yeni bir icat, içeceğinize ilaç veya uyuşturucu madde atılıp atılmadığını tespit ediyor. Kickstarter gibi teknolojik girişimleri desteklemeyi amaçlayan kitle fonlama projesi Indiegogo, ‘pd.id’ verilen yeni bir ürün sundu. 100 bin dolarlık yatırım almayı amaçlayan cihazın görevi ise içeceğinize herhangi bir madde karıştırılıp karıştırılmadığını tespit etmek.

İcadın yaratıcısı J. David Wilson, pd.id’nin yıllardır ABD Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi (DEA) tarafından kullanılan teknolojiye sahip olduğunu belirtti. Pd.id, içeceğinize atıldığı zaman, hemen küçük bir numune alıyor ve analiz ediyor. Numunenin kütlesi, direnci ve ısısı, herhangi bir yabancı madde karıştırılıp karıştırılmadığını gösteriyor. erotik sohbetCihazın üzerindeki kırmızı ışığın yanması içeceğe madde karıştırıldığına işaret ediyor.

Açılımı Personal Drink ID olan icat için 100 bin dolar toplanması halinde, icadın altı ay içinde piyasaya sürülmesi bekleniyor. Düşünülen fiyat ise 75 dolar. Gerekli fonu almaları halinde Wilson ve arkadaşlarının en büyük çabası, söz konusu teknolojisi küçültmek olacak.

Al Jazeera

dinozor-aac.jpg

Dinozor ağaç

Elazığ’ın Keban ilçesine bağlı Ulupınar köyünde bulunan ve bazı vatandaşlarca dinozora benzetilen erik ağacı, görenlerin dikkatini çekiyor. Köydeki Başpınar kaynak suyunun yakınlarında bulunan kurumuş ağaç, Ulupınar’a gelenlerin ilgi odağı oluyor.

Köy muhtarı ve Ulupınar Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hayrettin Tuncel, muhabirine yaptığı açıklamada, 5-6 yıl öncesine kadar meyve veren ağacın önceki senelerde kuruduğunu söyledi.

Tuncel, Başpınar kaynak suyunda her yıl geleneksel olarak düzenledikleri “Birvan Piri Davut Şenlikleri”ni bu yıl kuraklık nedeniyle iptal ettiklerini belirterek, önceki senelerde şenlik için köye gelen misafirlerin erik ağacını “dinozora” benzettiğini ifade etti. Ağacın vatandaşların ilgisini çektiğini dile getiren Tuncel, genç sohbet “Dinozora benzetiyorlar, çocuklar etrafında oynuyor, üzerine çıkıyor. Yanında fotoğraf çektirenler oluyor. Ressam olan yeğenim, bunu ağacı resmetti ve ağacı korumamızı, kesilmemesini söyledi. Biz de köylüler olarak ağacın korunmasına dikkat ediyoruz” diye konuştu.

sokak-ortasnda-dehet.jpg

Sokak ortasında dehşet!

Olay Omurtak Caddesi Cumhuriyet Meydanı’nda meydana geldi. Aralarındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davaları süren Bülent H. ile eşi Cahide H., sokakta karşılaştı. İkili tartışmaya başlayınca çevredekiler sohbet odaları polis ekiplerine haber verdi. Kısa sürede sokağa gelen polis ekiplerini gören Bülent H., cebinden çıkardığı bıçakla eşi Cahide H.’yi rehin alıp “Herkes namus için çalışır. Ben karımdan ayrıyım, nerde ne yapıyor, eve gitmiyor?” diye bağırdı. 

sokakta-dourup-cope-att.jpg

Sokakta doğurup çöpe attı

Edinilen bilgiye göre, olay, dün saat 14.30 sıralarında merkez Yüreğir ilçesi, Süleyman Vahit Caddesi’nde meydana geldi. Vatandaşlar, bir bebek ağlaması duydu. Sesin çöp konteynerinden geldiğini fark eden vatandaşlar, kontrol ettiklerine henüz yeni doğmuş, göbek bağı dahi kesilmemiş bir erkek bebeği ile karşılaştı. Vatandaşlar hemen sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler bebeği Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Kanlı bir bezin içinde olan ve üzerine sineklerin olduğu yerden alınan bebek temiz bir beze sarılıp getirildiği hastanede kontrolden geçirildi. Arefe günü bulunduğu hemşireler tarafından “Bayram” adı verilen bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

belediye-otobusunde-flort-uyars-daha-once-srlm-elma.jpg

Belediye otobüsünde flört uyarısı: Daha önce ısırılmış elma!

Ankara ‘da Altınpark-Çankaya hattında sefer yapan 413 nolu EGO otobüsüne binenler, “Flört yangını” adlı kitabın afişi ile karşılaştı. Hayırda Yarışanlar Derneği’ne ait afişte, bir çiftin el ele olması ateş içinde gösteriliyor. Afişle Nevzat Laleli’nin kitap için yapacağı bir söyleşinin duyurusu yapılıyor. Hayırda Yarışanlar Derneği’nin Genel Başkanlığı’nı kitabın yazarı Nevzat Laleli yapıyor.

Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın haberine göre Milli Görüş çizgisinde olan ve geçmişte Necmettin Erbakan’a yakın bazı kuruluşların yöneticiliğini yapan Nevzat Laleli, kitabının önsözünde, özetle şunları yazdı: “1980 ihtilalı sonra bunların gençlere attığı slogan; ‘Dövüşme, seviş…’ idi. Bunlar toplumun temeli olan aile kurmak, bir yuvamın mutlu ferdi olmak, evlatlar yetiştirmek gibi ahlaki talepleri yok etmek için harıl harıl çalışıyorlardı. Bir millet, kız ve kadınlarının milli değerlere bağlılığı ile millet olur ve bunlar bu değerlerden uzaklaştırılır ve orta malı kadınlar yapılırsa ortada milletten eser kalmazdı.

Onun için ellerinde ki medya körüğü ile durmadan ahlaksızlıkları pompalıyorlar, felakete duçar olmuş bir kızımızın haberini anlatırken, sanki okuyucuyu/seyirciyi tahrik ederek anlatıyorlardı. Ve kızlarımız şunu iyi bilmelidirler ki birisinin başına istenmeyen bir şey geldiği zaman inanın en çok ben üzülüyorum. ‘Şimdi bu kızımızın dünyası da ahreti de zindan olacak. Ne yapacak şimdi bu kardeşimiz’ diyorum. Bu kitabımı da onları bekleyen tehlikelerden korumak ve her birinin hayalinde ki ‘beyaz atlı prens…’ile evlenerek mutlu yuvalarını kurabilmeleri için hazırladım. Tabii erkeler içinde hayallerinde ki ‘Pamuk prensesi’ bulmayı vaat ederek…”

‘KENDİNİZİ KOCANIZA SAKLAYIN’
“Yukarıda flört yapmaya yeni başlayan iki gencin fotoğrafını koydum. Bu işin başlangıcıdır ve gönül hırsızlığının nasıl ve ne kadar cazip yapılmakta olduğunu göstermektedir. Bu fotoğrafı görüp de bütün hayat bu şekilde devam edecek zanneden kızlarımızı şimdiden ikaz ederek diyorum ki ‘Hayır. Bu işler böyle başlamakta ama böyle devem etmemektedir.’
Genç kızlar; bütün ziynetlerinizi sizi nikâhlayacak olan kocalarınıza vermek istemez misiniz? O halde bu kitabı okuyun… Delikanlılar; evleneceğiniz kızın sizden önce başkalarıyla flört yapmasını ve sanki ısırılmış bir elmanın talibi olmak ister miydiniz? O halde siz de flört yapmayın ve bu kitabı okuyun…
Bu kitapta, bu işlerin nasıl başlayıp nasıl devam ettiğini ve nasıl neticelendiğini birlikte inceleyeceğiz. Temennimiz, hiçbir kızımızın ‘Flört yangınına…’ düşerek yanmamasıdır.”

telefonlar-topland.jpg

Telefonlar toplandı

. Paralel yapı operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve cumartesi gecesi gözaltı süresi dolan emniyet mensuplarının cep telefonları tutanakla teslim edilmişti. Bunun üzerine dün iftar ve sahur vakitlerinde ellerinde cep telefonlarıyla görüntülenen polisler, sosyal medyada tartışma konusu olmuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazı çıkışında konuya ilişkin yaptığı açıklamada birçok zanlının elinde cep telefonları olduğunun haberini aldığını söylemesi üzerine şüpheli emniyet mensuplarının cep telefonları toplandı.

Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamada, şüphelilerin fotoğraf çektirmelerinin yasalara aykırı olduğunu belirterek, “Aylar öncesine gittiğimizde bu tür paralel yargı veya paralel devlet içindeki yapılanmaya yönelik ne diyordu bunların yandaş medyaları. Bu yapının mensupların kendileri buralarda yaptıkları gibi yasa dinlemeden, kanun dinlemeden adliye sarayının içerisine girmek suretiyle zanlılarla poz vermeleri, resim çektirmeleri, bunların hiçbiri yasalar içinde yer alan konular değil, suçtur. Yine oradaki zanlıların birçoğunun elinde cep telefonlarının olduğu haberini aldık. Bununla ilgili de gerekenleri söyledik. Bunların üzerine gidilmesi lazım. Daha önce mafyanın, çetelerin öyle telefonları olduğunu biliriz. Şimdi de paralel güvenliğin elinde bu tür telefonların olması, kendi yazar çizerlerinin, bağımsız diye söylenen bağımlı milletvekillerini buralara gidip onlarla poz vermesi neyin ne olduğunu ortaya çıkarması açısından çok önemli” ifadelerine yer vermişti.

Cep telefonlarının savcılık talimatı üzerine toplatıldığını iddia eden avukatlar, telefonların geri alınması için savcılığa başvuruda bulunacaklarını söyledi. Savcılıktan ise konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

AVUKATLARDAN YENİDEN BAYRAM GÖRÜŞMESİ TALEBİ

Öte yandan şüpheli avukatları, şüphelilerin 1′inci ve 2′nci derece yakınlarıyla bayram görüştürülmesi yaptırılması yönünde yeniden talepte bulunma üzere dilekçe hazırladı. Avukatlar dün de başvuruda bulunmuş ancak henüz bayram olmaması nedeniyle reddedilmişti.

Müracaat dilekçesinde, “Bu kutsal günde müvekkillerimizin 1. ve 2. derece aile yakınları ile bayram görüştürülmesi yaptırılması yönünde talepte bulunma zorunluluğu hasıl olmuş ve 27 Temmuz tarihinde savcılığımıza müracaat edilmiş ve bu talebimiz henüz bayram başlamamış olması gerekçesiyle reddedilmişti. Arz ettiğimiz şekilde tamamen insani ve kutsi bu talebin kabulüne karar verilerek müvekkillerimizin bayram görüşü yaptırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz” denildi. Ancak avukatlar bayram görüşmesiyle ilgili hazırladıkları dilekçeyi teslim edecek bir savcı bulamadıklarını belirtti.

()

buras-bir-devlet-hastanesi-odas.jpg

Burası bir devlet hastanesi odası

Sağlık Bakanlığı tarafından normal doğumu teşvik etmek amacıyla başlatılan ‘Keyifli doğum ünitesi’ uygulaması 2 ay önce Samsun’da da hayata geçti. Samsun Kadın Doğum ve Çocuk hastalıkları Hastanesi’nde ‘Keyifli doğum ünitesi’ hizmet vermeye başladı. Hastanede gerçekleştirilen ‘gebe okulunda’ eğitim alan kadınların öncelikli olarak kalabildiği oda, normal doğum yapan kadınlara 5 yıldızlı otel konforu sunuyor. Ünitede çift kişilik bir yatak, bebek beşiği, oturma grubu, özel banyo ve tuvalet, buzdolabı, televizyon bulunuyor. Odanın hemen bitişinde yer alan doğum odasında normal doğum yapan kadın tek kapıdan ‘keyifli doğum ünitesine’ geçiş yapıyor.